20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme 20 Kasım 1989'da kabul edildi. Türkiye sözleşmeyi 14 Eylül 1990'da imzaladı; sözleşme 1995'te Resmî Gazete'de yayımlandı. Sözleşmenin 31. maddesi doğrudan oyunla ilgilidir.
“Taraf Devletler çocuğun dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence (etkinliklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını tanırlar.”
Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, Madde 31/1 (Resmî Gazete, 27 Ocak 1995)
Oyun burada bir ödül, ders aralarında verilen bir mola ya da “işler bitince” yapılacak bir şey olarak geçmiyor. Dinlenmeyle, kültürle ve sanatla birlikte çocuğun hakkı olarak sayılıyor.
Ormanda oyun neye benzer?
Ormanda oyunun malzemesini doğa verir: düşen yapraklar, palamutlar, dallar, bir yamaç, bir kütük. Hazır bir oyuncağın tek bir kullanım şekli vardır; bir dal ise bazen bir köprü, bazen bir ölçü aleti, bazen bir hikâyenin kahramanı olur. Serbest keşif zamanında çocuk neyle, nasıl ve kiminle oynayacağına kendisi karar verir. Öğretmen yakındadır, sınırları korur, gerektiğinde rehberlik eder ve oyunu gereksiz müdahaleyle bölmemeye çalışır.
Riskli oyun da oyunun parçası
Kanada Pediatri Derneği 2024'te yayımladığı görüş bildirgesinde açık havada riskli oyunun çocuk gelişimi için önemli olduğunu vurguluyor. Bildirge, çocuğun fark edip değerlendirebildiği bir zorluğu “risk”, çocuğun fark edemeyeceği ya da baş edemeyeceği bir zararı ise “tehlike” olarak ayırıyor. Yetişkinin işi tehlikeyi ortadan kaldırmak, riski ise çocuğun gelişimine uygun biçimde desteklemek.
Bildirgenin velilere dönük önerilerinden biri de dil üzerine. Sık tekrarlanan “Dikkat et!”, “Çok yükseğe çıkma!” gibi uyarılar, ortada gerçek bir tehlike yokken bile korku aktarabilir ve çocuğa ne yapması gerektiğini söylemez. Bildirgede aktarılan bir uzman önerisine göre araya girmeden önce 15–30 saniye durup izlemek iyi bir başlangıç. Ardından çocuğun dikkatini duruma çeken sorular sorulabilir:
- “O kütüğün üstünde dengede hissediyor musun?”
- “Oradan atlarsan nereye ineceksin, planın ne?”
- “Bu taşların kaygan olduğunu fark ettin mi?”
İlk ikisi bildirgedeki örneklerden. Bu sorular çocuğun riski kendisinin değerlendirmesine fırsat verir. Gerçek bir tehlike varsa elbette soru sormanın zamanı değildir; kısa ve net konuşulur.
Dal taşımak ve dengede yürümek programımızdaki desteklenen risk örnekleridir; ağaca tırmanma programımızda yer almaz. Ormandaki temel sınırımız: “Sadece öğretmenini görebileceğin kadar uzaklaşabilirsin.” Desteklenen risk üzerine daha uzun bir yazı için: Orman okulunda risk.
Evde ne yapabilirsiniz?
- Hafta sonu takvimine “plansız oyun zamanı” ekleyin; parkta ne yapılacağına çocuk karar versin.
- Hazır oyuncak yerine açık uçlu malzeme bırakın: kutular, kumaşlar, taşlar, kozalaklar.
- Bir dahaki “Dikkat et!” öncesinde içinizden ona kadar sayın ve çocuğunuzu izleyin. Çoğu zaman sandığınızdan daha becerikli olduğunu göreceksiniz.



